Keşkesiz Doğum sonrası kavuşma anı

Doğumun her aşamasını coşkuyla yaşayın

Onlar çalıştılar, kendilerine ve bebeklerine güvendiler…
Korkularını yendiler…
Mümkün olduğunca müdahalesiz bir doğum yaptılar…
Doğar doğmaz bebeklerini kollarında hissettiler…
Onlar artık doğumlarını coşkuyla anlatıyorlar…
Sizler de yapabilirsiniz…

Herşey doğru soruları sormakla başlıyor…

Bebeğim doğumda ne istiyor?

Ona nasıl yardımcı olabilirim?

Bebeğe saygılı doğum nedir?

Doğumda seçeneklerim var mı?

Doğumda planlama kavramı nedir?

Bebeğime nasıl sakin, huzurlu ve saygılı bir doğum atmosferi sunabilirim?

Doğum hayatın en kutsal anlarından biridir ve saygıyı hakeder. Hastaneler başvuran tüm gebeleri bekleyen rutin müdahalelerin artık doğumun doğallığını ve coşkusunu bozduğunu biliyoruz. Doğumun coşkusu doğal ve müdahalesiz bir doğumda salgılanan hormonlarda gizlidir. Güvenilir ve doğal ortamlarda doğum yapan kadınlarımıza baktığımızda, doğumlarda çok daha az sorun çıktığını gözlemliyoruz. Ayrıca doğumu tüm doğallığı ile yaşayan bu kadınlarda annelik duygusu, bebekle kurulan bağların çok daha güçlü hissedildiğini gözlemliyoruz.

Oysa günümüz modern doğum bilimi rütin uygulamaları ile doğumun doğallığını bozan bir aşamaya gelmiştir. Hastanelerimize baktığımızda hepsinin kendilerine göre rütin uygulamaları oluşmuştur. Kimi gebeyi aç bırakır, kimi her gebeye rütin epidural anestezi uygulanmasını savunur, kimi doğumu ilaçlarla hızlandırır, kimi sezaryen oranlarını çok yüksek tutar. Onlara göre doğum yönetilmelidir.

Oysa doğum gerçeğinde yönetmek değil, bırakmak vardır. Rahat ve korkusuz gebeler doğum sonrası çok daha tatminkar bir doğum yaptıklarından bahsederler. Doğumda bu kadınların en büyük ihtiyacı güven ve destektir. Inna Gaskin May’in söylediği gibi ” Doğumda kadın bir TANRIÇA gibi gözükmüyorsa, birileri ona yeterince destek vermiyor demektir.”

Kadınalarımızın büyük bir çoğunluğu bu güven ve destek verildiğinde, çok daha sağlıklı ve huzurlu doğum yapabilirler. Oysa onlara yardım amacıyla modern doğum bilimine yerleşmiş birçok rutin ( herkese istisnasız uygulanan ) müdahale, doğumun doğallığını bozar. Her bir müdahale , yeni bir müdahaleye zemin hazırlar. Örneğin aç bırakılmak sizin enerjinizi düşürür. Bu amaçla size serum takılır. Serum nedeni ile hareket özgürlüğünüz kısıtlanır. hareket kısıtlanması ve yatağa bağımlılık doğum kasılmalarınızı daha şiddetli hissetmenize ve bebeğin ilerlemesini engellemeye sebep verir. Bu doğumda anestezi istemenize veya erken pes etmenize yol açar. Ve sonunda birçok istemediğiniz müdahale sonrasında gergin doğumlara şahit olur ve bu doğumları toplumda negatif hikayeler olarak dinlemeye başlarız. Bu da gebelerdeki korkunun temelini oluşturur.

Oysa doğum bir hastalık değildir. Doğum bedenimizin normal bir fonksiyonudur. Sağlıklıdır, güvenlidir.

Doğumda rutin müdahaleler gereksizdir. Bedenimiz ve bebeğimiz ne yapacaklarını zaten biliyorlardır. Tek yapılması gereken onların güven içinde çalışabilecekleri bir ortam hazırlamaktır.

Doğuma hazırlık eğitimi size doğru sorular ve cevapları konusunda rehberlik edecektir. zaten içinizde olan doğum yapma gücünü yeniden kazanmanızı sağlayacaktır. Doğumla ilgili kararlara sağlıklı ve bilinçli bir şekilde katılımınız için sizi hazırlayacaktır. Ve mümkün olduğunca sizi doğal bir doğuma hazırlayacaktır.

Kendisi ve bebeği için saygılı bir ortamda doğum her annenin hakkıdır.

Bu ortamı onlara sunmak için hepberaber çalışalım.

Op.Dr.Hakan Çoker


Bu içeriği faydalı buldunuz mu?:

1 votes, 5 avg. rating

Paylaş:

Yorum Yap