Hamilelikte akrabaların rehberliği

Az önce yine güzel bir doğumdan çıktım.

Kızımız 17 yaşında. Tahmin edeceğiniz gibi sevdiğine kaçmış.

Benim takibimde değildi. Bu bayram diğer doktorlarımız tatile gideceklerinden hastaneyi beklemek bana düştü. Durum böyle olunca doktor arkadaşım bu gebeyi özellikle bana anlattı ve ilgilenmemi istedi. Hatta getirip tanıştırdı. Yaşının küçüklüğünden dolayı sanırım arada ihmal kurbanı olmasını istemedi.

Kızımız da beni üzmedi ve doğumumu nöbetçi olduğum güne denk getirdi. 17 yaşında ama çok akıllı bir kız. Küçük bir anne olacak. Sabah başlayan kasılmalarda ona ultra hızlı bir kursla yapacaklarını anlattım. Doğumunu 12 saat süreceğini söyleyince şaşırdı. Belli ki kimse anlatmamış bugüne kadar.

Açılma dönemini güzel ve başarılı geçirdi. Saat 20 gibi 8–9 cm açıklık olmuştu ve har an doğumu bekliyorduk.

Bir ara aşağı indiğimde bekleme salonunda oturan 8 kişi gördüm. Nedense hepsi bana biraz sert bakıyorlardı. Onların kızımızın akrabaları olduğunu anlamam geç olmadı. Nedense devlet hastanelerinde, eğer gebeyi takip eden doktor o gün müsait olmaz da gebe başka bir doktora kalırsa, aile o doktora asla güvenmiyor. Genellikle gebede sorun olmuyor çünkü birebir iletişim kuruyorsunuz. Ama akrabalar hep, daha önce takibe gelmedikleri için, onları ihmal edeceğimizi ve ilgilenmeyeceğimizi düşünüyorlar. Bu kişilerde aynı düşüncelerle ters ters bakıyorlar ve” kızımıza bir şey olursa biz sana sorarız” duygusunu içime kadar hissetmemi sağlıyorlardı. Yaptığım esprilere bile gülmediler.

Az sonra yukarı çıktım. Artık tam açıklık olmuş ve kızımız doğanın ona verdiği güç ve bilgiyle ıkınıyordu. Rahat ettiği diz-dirsek pozisyonunu tercih etmişti. Destekledik. 10 dakika içinde kendi istediği bir pozisyonda doğumunu yaptı. Yine epizyotomi yapmadık.  Çok güzel bir doğum oldu, kızımız doğumdan sonra gözyaşlarını tutamadı. Artık anne olmuştu ve oğlu kucağındaydı. Ufak bir yırtığı dışında problem çıkmadı. bebekle buluşması hiç kesilmedi.

Aşağı indim. Tüm akrabalar orada. Hepsi yine gergin.

Kızlarının çok güzel doğum yaptığını, çok güzel bir anne olduğunu anlattım.

Ve şimdi konuşma sırası bana geldi dedim.

Dedim ki:

 

“ Hepiniz buradasınız, destek vermek, sorun çıkarsa halletmek için. En az 9 kişisiniz.

Peki, 9 aydır neredeydiniz? 9 ay boyunca hanginiz doğumu anlattı ona? Burada ücretsiz kurslar düzenliyoruz, hepiniz biliyorsunuz. Neden biriniz kolundan tutup getirmedi?

Doğumun en az 12 saat süreceğinden bile haberi yoktu. 9 ay öylece oturdunuz.

Şanslısınız ki her şeyi çok güzel karşıladı. Ama tersi olup çok travmatik, panik dolu bir doğum da yapabilirdi.

Bari size ders olsun ve çevrenizdeki gebeleri uyarın. Onlara bir iyilik yapın. Ücretsiz kurslara getirin.”

 

O sert bakışlar artık yumuşamıştı, hatta başlar biraz öne eğildi. Sanırım doğum söz konusu olunca, kızlarını benim onlardan daha çok düşündüğüm gerçeğini o an keşfettiler.

Diğer gebeleri getirirler mi bilmem ama en azından kursa gitmeleri için özellikle ısrar edeceklerine eminim.

Kızımız ne mi yapıyor? Sanırım şu anda büyülenmiş gözlerle bebeğini emziriyor ve yaşadıklarına inanamıyordur.

Op.Dr.Hakan Çoker

2005

NOT:

Bu yazı 2005 yılına ait. Artık sadece özel eğitim kurumu işletiyorum ve gebe takipleri de yapıyorum. O dönemde gidilecek doğum kursu bulmak çok zordu. Ama ne mutlu ki 2016 Türkiye’sinde artık birçok devlet hastanesinde ücretsiz doğuma hazırlık kurslarına veya gebe okullarına ulaşabiliyorsunuz. Lütfen hamileliğiniz döneminde bu kurslara katılın. Gelebiliyorsa mutlaka eşinizi de yanınıza alın.

Yine birçok ilde uluslararası standartlarda özel doğuma hazırlık kursları da düzenleniyor. Sadece bir haftasonunuzu ayırabileceğiniz bu kurslara da katılabilirsiniz.

Doğuma hazırlanın. Doğumda çaresiz kalmayın.

 


Bu içeriği faydalı buldunuz mu?:

0 votes, 0 avg. rating

Paylaş:

Yorum

  1. Nese Karabekir 14 Eylül 2016 at 14:05 - Reply

    Çok önemli bir konuyu yazmışsınız ?

Yorum Yap